Seçil Erzan’ı eski sevgilisi Odatv’ye anlattı: Kabul edemeyeceğim ilişkileri yüzünden ayrıldık

OĞUZ OK

Denizbank’ta “Yüksek karlı gizli fon” vaadiyle yaşanan dolandırıcılık davasının başrolü sanık Seçil Erzan’ın telefonunda “Nursel abla” ismiyle kayıtlı kişi ile mesajlaşma içerikleri yer alıyor.

Mesajlarda sanık Erzan’ın “Nursel abla” isimli kişiye 20 Eylül 2022’de çözmesi gereken önemli işinin olduğunu belirterek, aynı gün öğle saatlerinde bir görüşme gerçekleştireceğini ve her şeyin ona bağlı olduğunu yazdığı görülüyor.

Bu kişinin ise Erzan’a, “Toplantı nerede olacak? Birazdan seansa gireceğim, hemen alana şifa indireyim. Rahat ol. ‘Bu işi kolaylıkla çözebilmem için neler mümkün? Bu işi kolaylıkla çözebilmem için kim ya da kimler bana toplam kolaylıkla katkı sağlar?’ de lütfen. Gerisi bende.” yanıtı verdiği dava dosyasında yer alıyor.

Erzan’ın da bu mesaja toplantının bankanın Levent şubesinde olacağı yanıtını verdiği ifade ediliyor.

“SORUNU 2 GÜN ERTELEYEBİLDİM”

Sanık Seçil Erzan’ın “Nursel Abla” olarak kayıtlı bu kişiye 24 Ocak’ta yazdığı mesajda, gönderdiği ses kayıtlarını sabaha kadar dinleyip uyuduğunu anlatarak, “2 gün erteleyebildim sorunu ama kökten bir çözüm şart. Yarın öbür gün nasıl olacak bilmiyorum.” dediği görülüyor.

“Nursel Abla” isimli kişinin de sanığın “Kolayca çözülecek lütfen onları hep yap dinle” şeklindeki mesajına, “İyi ki ama iyi ki varsın. Candaş yanımda biraz unutmaya çalışıyorum yoksa aklımı oynatacağım.” yanıtını verdiği aktarılıyor.

“MALINA MÜLKÜNE SAHİP ÇIK”

Erzan’ın yine şubat ayında gönderdiği bir mesajda kendisini iyi hissetmediğini, çözmeye çalıştığı sorununa ilişkin 3 yerden olumsuz cevap aldığını ifade etmesi üzerine bu kişinin, “Alanındaki tüm negatif enerjilere çalıştım. Gayrimenkullerinin üzerindekilere dahil olmak üzere. Malına mülküne sahip çık. İnsanlara taahhütler verme gerçekten. İnşallah Allah’ın yardımcıları yanında olacaklar. Yanımdaki kişiler hasta teyze için bilgi veriyorlar bana, şu an mesajlaşamayacağım, geleceğimiz adrese yaklaştık.” şeklindeki ifadeleri dava dosyasında yer alıyor.

Sanık Seçil Erzan’ın 28 Şubat’taki bir mesajında da “Abla Candaş her şeyi öğrendi. Bana çok üzüldü fakat yanımda duramıyor. Çok korkuyor.” yazdığı görülüyor.

Seçil Erzan’ın eski sevgilisi avukat Candaş Gürol’a sorduk. Dosyada tanık olduğu için konuşmadığını ifade eden Candaş Gürol, “Nursel abla” isimli kişinin söylediği sözlere yanıt verdi.

SEÇİL ERZAN’IN ESKİ SEVGİLİSİ CANDAŞ GÜROL ODATV’YE KONUŞTU

Dosyayla ilgili ilk kez konuşan Candaş Gürol, Odatv’ye şunları söyledi:

“Seçil’den ayrılmadan önce benim kabul edemeyeceğim bazı ilişkilerinin olduğunu öğrendim. Bunları buradan söylemem çok doğru olmaz. Kendisine bunları bildiğimi ve bu ilişkilerin kariyerime zarar verebileceğini söyledim. Erkek arkadaşı olarak yanında durmanın birçok sebepten dolayı doğru olmayacağını kendisine bildirdim. Sanırım o konuşma bu konuşmadır.

İLİŞKİYİ NEDEN BİTİRDİ

Erzan’ın eski ilişkilerinin kendisinin kabul edemeyeceği nitelikte olduğunu belirten Gürol, Erzan’ın kendisine ve yapılarına uygun olmadığını, kendisine hiç ulaşamadığını, geçmişinde de bu tarz ilişkilerin kendisinde ciddi sıkıntı yarattığını belirtti.

Ayrılık gerekçesini bu sebeplerle açıklayan Gürol, “Ortada Erzan’ın çözemediğim eski ilişkileri ve mevcut açıklanamaz bir durum vardı. Bu durumu kendisine söyledim ve o dönemde kendisinden ayrıldım. Sanırım ilgili yazışma bununla ilgili. Kısacası olay Seçil’in özel hayatına ilişkin bir durumdur banka veyahut diğer konularla ilgili değil.” dedi.

“SEBEPLERİNİ İNANDIRICI BULMADIM”

Ayrılmalarından sonra Erzan’ın birkaç kez yeniden başlamak istediğini söyleyen Gürol, sözlerini şöyle noktaladı:

“Tam olarak hayatındaki sorunu bana söylemesi gerektiğini söyledim. Hedeflerini tutturamadığını ve müdür yardımcısı olabileceğini ama olamadığını söyledi. Çok inandırıcı bulmamakla birlikte çok da sorgulamadım. Ayrılma dönemi inanılmaz asabi ve sinirli birisine dönüşmüştü. Açıkçası kime neyi hangi saikle yazdı tam olarak da çözemiyorum. Dosyada tanık olduğum için daha fazla da açıklama yapmam doğru olmayacak.”

İDDİANAMEDE DİKKAT ÇEKEN DETAY

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede ayrıca müşteki olarak yer alan İbrahim Çağlar’ın sekreteri S.O’nun beyanlarındaki ayrıntılar dikkati çekti.

Tanık S.O, 13 Mart’ta patronu İbrahim Çağlar’ın kendisini arayarak o dönem avukatı olan Candaş Gürol’un kendisine çanta getireceğini, bu çantayı sanık Erzan’a teslim etmesini söylediğini aktardı.

Bu görüşmenin ardından Gürol’un gri tonlarında bir çantayı çalıştığı ofise gelerek teslim ettiğini anlatan tanık S.O, Gürol’un ofisten ayrılmasının ardından parayı teslim alması için Erzan’ı aradığını ifade etti.

Tanık S.O, belirtilen konuma gittiğinde Seçil Erzan’ın yanına geldiğini belirterek, Erzan’ın geldiği araçta bulunan bir kadının da otomobilden hiç inmediğini kaydetti.

Söz konusu kadınla ilgili eşkal bilgileri veren tanık S.O, sanığın arabadaki kişiyi kendisine yardım etmesi için getirdiğini belirttiğini aktardı.

Tanık S.O, bu durumdan tedirgin olduğunu, çantada kendisinin bile kaldıramayacağı miktarda para olması nedeniyle durumdan şüphelendiğini dile getirerek, olayları irdelemeden aldığı talimata uygun şekilde parayı Erzan’ın aracının arka koltuğuna koyduğunu bu sırada ise kendisine kimsenin yardım etmediğini ifade etti.

İddianamede, tanığın bu ifadelerinin ardından polis ekiplerince 9 Haziran’da oluşturulan tutanakta, tanığın Erzan’a parayı teslim ederken yanında bulunan kadının kimliğinin tespit edilemediği bilgisine yer verildi.

KAMUOYUNU MEŞGUL EDEN DAVA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor.

İddianamede, müşteki Bülent Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşmaya çalışsa da ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunduğu ifade ediliyor.

Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon bulunduğunu ve yine kamuoyunda tanınan Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor.

İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturarak, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atarak müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği bildiriliyor.

216 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ve 65 yıl arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi kabul etmesi üzerine 4’ü tutuklu 7 sanık 20 Kasım’da hakim karşısına çıkmıştı. Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tahliyesine karar vererek, duruşmayı 12 Ocak 2024’e ertelemişti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*