Yanıtı merak konusu: Dolar neden düştü?

Doların 18.40’dan düşüşe geçmesiyle birlikte Türk Lirası akşam saatlerinden bu yana yüzde 30’dan fazla değer kazandı. Henüz ayrıntıları paylaşılmayan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni döviz planı dolar kurunda bu gece tarihi düşüşe neden oldu.

DOLAR NEDEN DÜŞTÜ?

Doların düşmesini sağlayan başlıca neden olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kabine toplantısının ardından açıkladığı, kur farkını ödeme vaadi olarak gösteriliyor.

Açılanan döviz endeksli mevduat kararı ile birlikte dün 18,36 ile rekor kıran dolarda sert düşüş görüldü. Dün rekor tazeleyen dolar kuru, bu sabah da tarihi düşüşle 11,3 seviyesine kadar geriledi.

“FİZİKİ BİR FAİZ ARTIŞI”

Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Refet Gürkaynak, “Yapılan fiilen fiziki bir faiz artışı ama bunu enterasan bir şekilde yapıp nihayetinde o faizi ödemek zorunda kalınmayabileceği bir yapı var. Tehlikeli sonuçları olabilir” dedi ve ekledi: “Enflasyon ve döviz yükselecek ben bundan fayda sağlayacağım diyen insanlara aradaki fark size ödenecek dendi. Kurun iki misline çıkmasını bekliyorsanız ki geçtiğimiz dönemde çıktı… Eğer bunun yeniden olmasını bekliyorsanız o zaman TL mevduatın getirisi de sizin için %100… faiz artışı yapıldığı dediğim bu.” Dolar/TL dün 18.4 ile tarihi zirvesini görmüştü. Dün akşam saatlerinde kur 12.0 seviyesine kadar geriledikten sonra bu sabah 13.5 civarında işlem görüyor.

“1 MİLYAR DÖVİZ TL’YE GEÇTİ”

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı “Dövize Çevrilebilir Mevduat” sistemine kamu ve özel bütün bankaların dahil olabileceğini söyledi. Çakar dün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni sistemi açıklaması sonrası 1 milyar dolar çözüldüğüne işaret ederek, “Bu ürüne Türk Lirası cinsinden ya da yabancı para cinsinden mevduatı tasarrufu olan müşterilerimiz müracaat edebilecekler. Gerçek kişiler için geçerli. Vade sonundaki faizli bakiyenizle o günkü kur seviyesinde paranızın geldiği noktada hangisi yüksekse onu alacaksınız. Bu maliyet Hazine tarafından karşılanacak” dedi.

“BANKALARDA CİDDİ BİR YÜK BIRAKACAK”

Doların düşmesinde etkili olan kararın olası getirilerini ve risklerini, geçmiş örneklerin sonuçlarını Ekonomist Murat Kubilay sozcu.com.tr’ye anlattı.

Dr. Murat Kubilay, “Mevcut uygulanan politikalar dövize talebi artırıyor ve bu durum hem dövizin fiyatının artmasına hem de yurt dışına ve yastık altına döviz çıkışına neden oluyor. Bu durumların ilki yüksek enflasyona ikincisi ise finansal sistemin sarsılmasına neden oluyor” sözleriyle mevcut durumu anlatırken yeni açıklanan araç için ise;

“Döviz olmayan ama döviz benzeri getiri sağlayan enstrümanlar kullanılmak isteniyor. Böylece uluslararası karşılığı olan döviz banknotları yerine, yalnızca Türkiye’de kabul edilen ama gerçek döviz kadar getiri sağlayan finansal araçlar yatırımcılara sunuluyor. Kurumlar için döviz endeksli tahvil ve daha çok bireyler için döviz getirili mevduat ön plana çıkıyor.”

“Nasıl bir sözleşme olacağı kesin bilinmemekle birlikte; muhtemelen TL mevduat getirisinin üstüne, varsa dövizin ek getirisi, eklenecek (götürüsü varsa düşülmeyecek). Tabii bu durum, dövizin yükselmeye devam etmesi halinde, bankalarda ciddi bir yük bırakacak. Bu kısmı da Hazine üstlenecek.” açıklamasında bulundu.

DOLAR’A TALEP ARTARSA FAİZ YÜKÜ ARTAR

Eğer bu tedbire rağmen döviz kurları hızlı bir şekilde yukarı giderse, Hazine’nin bu getirileri TL cinsi ödeyeceği için çok ciddi TL üretimi, yani parasal genişleme gerekeceğini dile getiren Kubilay, riskleri şu sözlerle anlattı:

“Sistemin kritik noktası güven; yani döviz mi yoksa dövize endeksli ama TL cinsi bir enstrüman mı sorusuna vatandaşın vereceği cevap.

Eğer doğrudan dövize talep sürerse, o zaman bu tahvil ve mevduatlar için ödenmesi gerekecek faiz yükü çok artar; önce devlet bütçesi bozulur ardından da ödenebilmesi için yaratılan TL’den dolayı enflasyon iyice patlar.

‘DÖVİZE TALEBİ YAVAŞLATABİLİR’

Eğer bu talep durursa, Hazine’ye yük kalmadan kur artışı durdurulur; olağan TL mevduat faiz yükünü sadece bankalar öder. Yani asıl mesele gerçek dövizle döviz benzeri arasındaki getiri farkı olmayacağına ikna olunması ve uluslararası geçerlilik olmamasının önemsenmemesi.”

İçinde bulunduğumuz durumun bir güven krizi olduğunu, yani sorunun TL’nin yetersiz getirisini aşmış durumda olduğunu belirten Kubilay, “Bu nedenle bu tip enstrümanlarla kur artışını tümden durdurmak zor, yavaşlatmaksa mümkün ama bütçedeki bozulma ve enflasyondaki artış pahasına” dedi.

Yatırımcılar bu enstrümanı tercih ederse, devletin en büyük getirisinin yastık altına giden dövizi durdurmak olacağına işaret eden Kubilay, “Böylece finansal sistemin aşırı fiziki döviz talebiyle sarsılma ihtimali ve neticesinde sermaye kontrolü endişesi gündemden düşer. Ancak tüm sistem güvene dayalı olduğu için, Erdoğan’ın seçime yaklaşan dönemde popülist politika uygulama ihtimali bulunduğu için, toplumda da Erdoğan’ın finansal tercihlerine ilişkin genel bir kanı olduğu için, iktidarın arzuladığı sonuçlara muhtemelen ulaşılamayacak. Özetle, mevcut döviz mevduatlarında bir çözülme zor, ancak dövize olan yeni talepte bir yavaşlama ihtimal dahilinde” dedi.

 

“ASLINDA DOLAR/TL ARTIŞI ORANINDA EKSTRA BİR FAİZ ARTIŞIDIR”

Demirtaş, paylaşımlarında şunları belirtti:

1) Arkadaşlar herkes bana bugün ne olduğunu ve görüşümü soruyor. Artık Türkiye ile ilgili konuşmadığımı. Alanım ile ilgili veya hobilerim ile ilgili Genel yazacağımı söylemiştim. Ancak Binlerce soru geliyor. Ülkede benden de iyi açıklayacak birçok insan vardır.

2) Ama sizi kırmamak için kısaca yazayım. Finans alanında bizim primary security dediğimiz ürünlerin yanında (mevduat, hisse, tahvil, emtia vs), bizim secondary security dediğimiz türev ürünleri vardır. Bu ürünlerin en ünlülerinden biri opsiyonlardır.

3) İki tip opsiyon vardır. ALIM opsiyonu ve SATIM opsiyonu. Alım opsiyonu yatırımcısına bir finansal ürünü belirli bir fiyattan alma hakkı verir. Örneğin Dolar/TL yi almak yerine onu ALMA hakkını alabilirsiniz.

4) Örneğin Dolar/TL 4 iken siz Dolar/TL yi 7 liradan alma hakkını yani ALIM opsiyonunu almış olabilirsiniz. Eğer Dolar/TL 9’a çıkarsa siz 7’den alma hakkını kullanırsınız. Ve 7’den alıp 9 dan satınca edeceğiniz kar yanınızda kalır. SATIM opsiyonları da bunun tersidir.

5) Şimdi yukarıda anlattığım ALIM opsiyonunu alabilmenizin yanında bu opsiyonları başkasına satıyor da olabilirsiniz. Biz bunlara ÇIPLAK opsiyon işlemleri deriz.

6) Benim anladığım kadarı ile Hükümet şöyle yeni bir ürün çıkarmak istiyor. Yeni bir TL mevduat hesabı ama o hesabın sahibine aynı zamanda bir DOLAR alım opsiyonu satmış gibi oluyor. Diyelim ki kişinin 150 lirası var. O sırada da Dolar/TL 15 lira (yani 10 doları var)

7) kişi 150 lirasını TL mevduatta tutuyor ama 15 lira seviyesinden de ALIM opsiyonu varmış gibi getiri elde ediyor. Yani Dolar/TL vade sonunda 19 lira olsa aradaki 4 liradan doğan farkın mevduat sahibine verilmesi gibi. Şimdi bu nedir ve etkisi ne olur?

8) Aslında Dolar/TL artışı oranında ekstra bir faiz artışıdır bu. Yani örtülü bir mevduat faizi gibi… Dolar/TL’deki düşüşün nedeni de bu faiz artışı… ikinci bir konu da bu ekstra faizin nereden ödeneceği? O da yeni para basarak ödenecek ise ekstra enflasyon anlamına gelebilir

9) 1970’lerde benzerlerinin yapılmış bir şey olduğunu biliyorum. Türkiye için Hayırlı olsun. Başka yorum yapmak istemiyorum. İyi geceler.

DOLARI DÜŞÜREN SİSTEM NASIL İŞLEYECEK?

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, katıldığı canlı yayında sistemin nasıl işleyeceğini anlattı.

* Bu sisteme kamu ve özel bütün bankalar dahil olabilecek. Sabah bizim şubeye geldiğinizde sizin 100 bin dolarınız olsun. Bugün itibariyle bozmak istediğinizde neticede bu bir ürün. Size belli bir vade vereceğiz. O vade sonuna geldiğinde kur hangi seviyedeyse biz o günkü kurdan paranızı değerlendiriyor olacağız.

* Şu anda bu sisteme kamu bankaları hazır. TL’niz var. Bugün itibariyle TL’nizi şubeye gittiğinizde ben bunu vadeli mevduat olarak değerlendirmek ve şu vadeyle değerlendirmek istiyorum. TL’nizi alıyorsunuz, TL faiz oranı neyse vade sonunda o anaparanızı ve vade sonundaki faizini alıyorsunuz. Bugünkü kur üzerinden belli bir vadeyle size size faiz oranı vereceğiz.

* Buradaki vade konusu sizin tercihiniz çerçevesinde şekillenecek husus. Vade sonu geldiğinde bizim TL mevduat faiz oranı bugünkü getiriniz ile o günkü kur hangisi yüksekse ondan yararlanacaksınız. TL mevduat sahibi için bu.

“MALİYET HAZİNE TARAFINDAN KARŞILANACAK”

* Vade sonundaki faizli bakiyenizle o günkü kur seviyesindeki paranızın geldiği nokta hangisi yüksekse onu alacaksınız. Yabancı para mevduatınız bozdunuz bugünkü kurdan yine belli bir vadeyle o ürünü aldınız. O ürünün vade tarihindeki kur bugünkü kur ya da o zamanki kur hangisi yüksekse o zamanki kurdan paranızı alırsınız.

* Bu gece bozduranların bir kaybı olur mu? Yarın sabah TL’si olacak. Gelip o ürünü almak isteyenler imkandan yararlanma şansına her zaman sahip. En son 1 milyar dolar civarında bir para bozduruldu Cumhurbaşkanı’nın açıklamasından sonra şu ana kadar.

* Birçok özel banka genel müdürü arkadaşımla konuştum, onlar da girecek. Buradaki maliyetin kamu bankaları ve ilgili bankalar tarafından karşılanması söz konusu değil. Bu maliyet hazine tarafından karşılanacak. Buradaki bu ürün hane halkları için geçerli. Gerçek kişi müşteriler için geçerli.

* 5.4 trilyon TL’nin 3.4 trilyonu gerçek kişi mevduat. Bir çok insan TL’de olup da vadeli olan mevduatlarını bozmayacaklar. Bugün gelip bu ürüne müracaat eden Türk Lirası cinsinden ya da yabancı para cinsinden mevduatı tasarrufu olan müşterilerimiz müracaat edebilecekler. Finansal olarak bu hareketlik içerisinde yer alan müşterilerin yoğunlukla geleceğini ve yabancı parada ciddi bir çözülme olacağını öngörüyorum. 3.4 trilyonluk bir hacmin tamamının bu ürüne kaymasını beklemiyorum. Kısa bir süre bekleyip göreceğiz.

AÇIKLANAN YENİ DÜZENLEMELER NELER?

Yükselen döviz kuruna karşı dikkat çeken bir plan açıklayan Erdoğan şunları söyledi:

*Tasarruflarını değerlendirirken, kurdaki yükselişten kaynaklanan kaygılarını gidermek isteyen vatandaşlarımıza yeni bir finansal alternatif sunuyoruz.

*Dövizin muhtemel getirisine Türk Lirası varlıklarda kalarak ulaşılabilmesini sağlayacak bu yeni araç şöyle işleyecektir.

*İnsanlarımızın bankadaki Türk Lirası varlığının mevduat kazancı kur artışından yüksekse, bu getiriyi elde edecek.

*Ama kur getirisi mevduat kazancının üstünde kalırsa, aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek. Üstelik bu kazanç stopaj vergisinden de muaf tutulacak.

*Ayrıca, Türk Lirası varlıklarının yeni bir döviz talebi oluşturmayacak şekilde değerlendirilmesini temin edecek araçları devreye alacağız.

*Dolayısıyla, bundan sonra hiçbir vatandaşımızın kur daha yüksek olacak diye mevduatını Türk Lirasından dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.