Mutlu olduğunu bilmeyen ülke: Finlandiya

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı yıllık Dünya Mutluluk Raporu’nu yayınladı. Finlandiya üst üste altıncı kez zirvede. Ancak Finlere göre durum biraz karışık.

Batı kıyısındaki Kokkola kentinden 58 yaşındaki İngilizce öğretmeni Nina Hansen “Çok mutlu olduğumuzu sanmıyorum. Açıkçası bu sözcüğe biraz şüpheyle yaklaşıyorum” diyor.

Hansen The New York Times’ın ülkedeki mutluluk hakkında konuştuğu birçok Finlandiyalıdan biri. Aralarında Zimbabweli bir göçmen, bir folk metal grubu kemancısı, eski bir olimpik atlet ve emekli bir mandıracı da dahil 13-88 yaş aralığında farklı cinsiyetten, cinsel yönelimden, etnik kökenden ve meslekten insanlar var. Başkent Helsinki, güneybatı kıyısındaki Turku ve ülkenin çeşitli kesimlerindeki köylerden insanlarla da görüştük.

Halk genellikle Finlandiya’daki sosyal güvenlik ağını övüyor ve doğanın psikolojik yararlarını, spor ve müzik gibi kişisel zevkleri öne çıkarıyor. Ancak suçluluk duygusu, kaygı ve yalnızlıktan da bahsediyorlar. Finleri “mutlu” yerine “oldukça kasvetli”, “hafif karamsar” veya ‘gerekmedikçe gülümsemeyen kişiler’ olarak tanımlıyorlar.

Dünyadaki en mutlu halkın bile o kadar mutlu olmadığı ortaya çıkıyor. Daha ziyade hallerinden memnun oldukları söylenebilir.

Doğu Finlandiya Üniversitesi’nden Prof. Arto O. Salonen’e göre halk tatmin duygusunu sürdürülebilir bir yaşam sürmekten devşiriyor, mali başarıyı ise temel ihtiyaçları tespit ve karşılama becerisi olarak görüyor ve “Neyin yeterli olduğunu biliyorsanız mutlusunuz” diyor.

Finnish Design Shop CEO’su Teemu Kiiski’ye göre mutluluk biraz havai bir sözcük. Turku’da yaşayan 47 yaşındaki Kiiski “Ama bence İskandinav mutluluğu daha derinlerde yatan bir şey” diyor. Ona göre ülkedeki yüksek yaşam kalitesi, sosyal güvenlik sistemiyle yakından ilişkili.

Eğitim ve sanata yönelik kamu finansmanı, eşi 49 yaşındaki Hertta Kiiski gibi sanatçılara yaratıcı tutkularının peşinden gitme özgürlüğü veriyor. Hertta, “Eserlerimizin niteliğini de etkiliyor çünkü sanatın maddi değerine kafa yormamıza gerek kalmıyor. Bu yüzden buradaki sanatçılar deneysel çalışmalar yapıyor” diyor.

Sanat ve edebiyat için politikayı bıraktı

45 yaşındaki Jani Toivola yüzde 90’ı beyaz olan Finlandiya’da bir siyahi olarak ömrünün büyük bölümünde dışlanmaya maruz kalmış. “Finlandiya’da siyahi bir eş cinsel olarak çoğu zaman kendinizi tek başınıza hissediyorsunuz” diyor. Kenyalı babasını hayatının büyük bölümünde görmemiş. Annesinin de beyaz olması sebebiyle kendisine siyahi bir rol model bulmakta zorlanmış.

2011’de Finlandiya parlamentosundaki ilk siyah milletvekili olarak eş cinsel evliliğin yasallaşması için mücadelenin ön safında yer almış.

İki dönem vekillik yapan Toivola aktörlük, dans ve edebiyat alanında ilerlemek için siyaseti bırakmış. Şimdi eşi ve kızı ile birlikte Helsinki’de yaşıyor ve LGBTQ haklarının savunuculuğunu yapıyor.

Zorluklara karşı kararlılık: Sisu

Finlerin “sisu” olarak özetlenen yaşam tarzı ulusal karakterin bir parçası. Sözcük kabaca “zorluklara karşı sert kararlılık” anlamına geliyor. Tıpkı uzun kışlar gibi: Finlerin en olumsuz koşullarda bile yakınmadan sonuna kadar direnmesi bekleniyor.

Julia Wilson-Hangasmaa 1992’de Zimbabwe’den göç ettiğinden beri Finlandiya’da insanlara temel ihtiyaçlarını dert etmeden hayalleri peşinde koşma özgürlüğü verilmesini takdir ediyor. 59 yaşındaki emekli öğretmenin şimdi Helsinki yakınındaki Vaaksy köyünde kendi istihdam ve danışmanlık firması var.
Ama özellikle 2015 göçmen kriziyle yoğunlaşan göçmen karşıtlığının yükselişini kaygıyla izliyor ve Finlandiya’daki yüksek yaşam kalitesinin ne kadar süreceğinden endişeli. “Eğer ‘Finlandiya Finlerindir’ tavrını benimsersek yaşlandığımızda bize kim göz kulak olacak? Süpermarkete mal taşıyan kamyonları kim sürecek?” diye soruyor.

74 yaşındaki mandıracı Tuomo Puutio 15 yaşından beri çalışıyor. Finlandiya’daki eğitim sistemi bütün çocuklara müzik eğitimi sağladığından 47 yaşındaki kızı Marjukka yaşadığı köyden çıkarak müzikte kariyer yapabilmiş.

Ancak gelecek nesiller bu kadar şanslı olmayabilir: Pazar günü yapılan seçimlerden muhafazakar Ulusal Koalisyon Partisi birinci çıktı. Aşırı sağcı Finler Partisi de önceki başbakan Sanna Marin’in Sosyal Demokrat Parti’sini geride bırakarak yarışı ikinci bitirdi. Puutio bu partiler koalisyonu kurmayı başarırsa sanat finansmanın azaltılacağını söylüyor.

Ülkenin yüzde 75’i orman arazisi

Birçok katılımcıya göre mutluluğun hayati faktörlerinden biri doğa: Finlandiya’nın yaklaşık yüzde 75’i ormanlarla kaplı ve “vatandaş hakkı” olarak bilinen yasa sayesinde ister kamuya ister şahsa ait olsun bütün doğal alanlar herkese açık.

66 yaşındaki atlet Helina Marjamaa ülkesini 1980 ve 1984 Olimpiyatlarında temsil etmiş. “Doğadaki huzuru ve hareketi seviyorum” diyor. Dans öğretmeni ve cinsellik terapisti olan kızı Mimmi ise kısa süre önce kız arkadaşıyla nişanlanmış. 36 yaşındaki Mimmi yeni kuşağın cinsiyet ve cinsellik konusundaki açıklık ve anlayışını cesaret verici buluyor.

Finlandiya’nın yaklaşık üçte biri Kuzey Kutup Dairesi içinde ve iklim krizinin etkilerine karşı özellikle kırılgan. Folk metal grubu Korpiklaani’nin kemancısı 46 yaşındaki Tuomas Rounakari iklim karşıtı politikaların popülerliğinden rahatsız.

Hukari ailesinin iyimserliği ise badminton sporundan geliyor. Taşradaki Toholampi beldesinde yer alan tesisler sayesinde 16 yaşındaki Henna ve 13 yaşındaki Niklas Avrupa seviyesinde rekabete katılarak kıtanın farklı yerlerinde farklı oyuncularla karşılaşabilmiş. Çocuklar tatmin edici bir hobi kazanırken ebeveynleri de onların geleceğine umutla bakıyor.

“Sızlanmıyoruz, gerekeni yapıyoruz”

Finlandiya’nın Rusya’dan bağımsızlığını almasından 17 yıl sonra dünyaya gelen Eeva Valtonen II. Dünya Savaşı’nda yıkıma uğrayan ülkesinin dünyaya örnek olacak bir ulusa dönüşme sürecine bizzat tanık olmuş. 29 yaşındaki torunu Ruut Eerikainen ise dünyanın en mutlu yeri etiketini şaşkınlıkla karşılıyor. Belki de Finler başka ülke vatandaşlarından daha mutlu değildir. Belki de memnuniyet beklentileri daha makuldür ve bu beklenti karşılanmadığında bile “sisu” anlayışı uyarınca sabır gösteriyorlardır.

Eerikainen “Biz sızlanmayız. Sadece gerekeni yaparız” diyor.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir