Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (1)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Görmediğim belgeyi konuşmam. Sevgili Erdoğan, daha dur bakalım. Daha sana çok sürprizlerimiz olacak. Ben yolsuzluk belgelerini açıklamayacağım. Arkadaşlara söyledim, her birisi tek tek açıklayacak o yolsuzluk belgelerini. Senin imzan olan belgeleri de açıklayacağız. Sen hiç meraklanma.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, zor günleri aşmanın yolunun birlik olmak, beraber olmak, adalette, sevgide buluşmak, kimseyi ötekileştirmemek, herkesin huzur içinde yaşadığı Türkiye’yi inşa etme amacını taşımak olduğunu söyledi.

Mütefekkir Cevdet Said’e Allah’tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, onun barışı, uzlaşmayı, birlikte yaşamayı, düşünce özgürlüğünü savunduğunu, şiddete de bütün varlığıyla karşı çıktığını, devleti yönetenlerin tek ölçüsünün adalet ve eşitlik olması gerektiğini de her ortamda ifade ettiğini aktardı.

Kemal Kılıçdaroğlu, iyi insanları hep anacaklarını belirterek, iyi insanların toplumu ileriye taşıyan, aydınlatan insanlar olduğunu söyledi. Uğur Mumcu’yu, Muammer Aksoy’u, İsmail Cem’i, Abdi İpekçi’yi, Gaffar Okan’ı ve Fatma Girik’i unutmadıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Hepsi bizim yolumuzu aydınlatan, bize ışık tutan kişilerdi. Hepsine şükran borçluyuz.” diye konuştu.

CHP olarak özellikle son 5-6 yılda toplumun en yoksul kesimlerine, kendilerini sahipsiz hisseden kesimlerine ilgi gösterdiklerini, onların yanında olduklarını, aynı sofraya oturduklarını, sorunları görüşme fırsatı bulduklarını ve partisinin milletvekillerinin Anadolu’yu karış karış gezdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, her soruna çözüm üretme gayreti taşıdıklarını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, bu bağlamda taşeron işçilerin kadroya alınması konusunun, attıkları en önemli adımlardan birisi olduğunu dile getirerek, onları örgütleyip dernek kurmalarını sağladıklarını, kadro taleplerini her yerde dillendirdiklerini ve iktidarın kadro vermek zorunda kaldığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, hala kadro alamayan hastane bilgi yönetim sistemlerinde çalışan 2200 kadar kişi olduğunu ve onların da kadro istediğini anlattı.

Bu çalışanların kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını söylediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Az kaldı. Göreceksiniz, Millet İttifakı’nın iktidarında sizin kadrolarınız en kısa sürede verilecek. Çalıştığınız hastanede kadrolu personel olarak çalışmaya devam edeceksiniz. Buradan söylüyoruz. Yapıyorsanız yapın, yoksa biz gelip yapacağız.” sözlerini sarf etti.

Terörle mücadelede yaralanan fakat gazi sayılmayan polis ve asker bulunduğunu da ileri süren Kılıçdaroğlu, bu kişilerin de kendilerinin gazi sayılmadığını anlattığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, toplam 20 bin asker ve polisin gazi sayılmadığının kendisine söylendiğini aktararak, CHP’nin de bu konuda defalarca kanun teklifi verdiğini anımsattı.

Kılıçdaroğlu, daha önce MHP’den de bu yönde bir kanun teklifi verildiğini ancak gündeme getirilmediğini iddia ederek, “Ya gazileri kandırmayın veya direnin o kanun teklifi Meclis Genel Kurulu’na gelsin. Saraydan gelen kanun tekliflerine el kaldırıyorsunuz, bir de sizden gelen kanun teklifine saraydan talimat alanlar el kaldırsın. Sorunu çözelim.” görüşünü paylaştı.

Bir şehit annesine 281 lira 3 kuruş aylık verildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yazıktır, günahtır. Bu devlet bu kadar mı fakirleşti. 5’li çeteye gelince milyonlarca avro, milyonlarca dolar veriyorsunuz. Bir şehit annesine, 11 çocuğa bakan bir şehit annesine verdikleri para 281 lira 3 kuruş. Bunu grup başkanvekillerine vereceğim, takipçisi olun lütfen.” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’ne bütün öğretmen kuruluşlarının karşı olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, alkışlayan tek bir öğretmen bile bulunmadığını savundu.

Öğretmenlerin irfan ordusu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, öğretmenlerin önündeki en büyük engelin Cumhur İttifakı olduğunu öne sürdü. Kılıçdaroğlu, bu ittifakın onları bir yere taşıyamayacağını iddia ederek, “Size sözüm söz, gerçek alamda Öğretmenlik Meslek Yasası’nı biz çıkaracağız, sizin görüşünüzü alarak, beraber çıkaracağız. Öyle ücretli, sözleşmeli, kadrolu öğretmen… Bütün garabetlere son vereceğiz. Herkesin saygınlığı olacak. Öğretmenlik mesleğini en itibarlı meslek haline getireceğiz.” diye konuştu.

Yayımladığı video

Yayımladığı videoda ” AK Parti’nin gidişi gidiş değil, bu gidiş Türkiye’yi felakete götürüyor” dediğini ve örnek verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın önce AK Parti’yi zapturapt altına aldığını, sonra partiyi kuran kurucuların tamamını tasfiye ettiğini, AK Parti’yi ailesine “peşkeş” çektiğini ve devleti kendi ailesinin isteklerine boyun eğecek hale getirdiğini iddia etti.

Bunların, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmeyen bir olay olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, baskılara rağmen bürokrasinin nabzı atıyor mu diye tekrar bir video yayımladığını ve kamu görevlileriyle dertleştiğini ve gelen bir yolsuzluk dosyasını da gündeme getirdiğini bildirdi.

Bu videoda isim vermediğini ve dosyadaki bilgileri okuduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “(O dosyanın altında imzam yoktur) diyen Erdoğan, diğerleri çıktılar açıklama yaptılar.” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nedir bu olay, anlatayım. 3 Nisan 2018’de bir ihale yapılır. 3 milyar 198 milyon 443 bin 127 lira veren firma kazanır. Firmanın özelliği, gerçek bir ihale olması, yarışmaya girmesi ve bunu kazanması, artı finansmanı kendisi karşılayacak. Ama ihaleyi 5’li çeteden birisi kazanmaz. Bunun üzerine ihale iptal edilir. Aradan bir süre geçer. İhalede bazı değişiklikler olur yeniden ihaleye çıkılır, 21 Ağustos 2020’de. Bu ihale kamuya açık bir ihale değildir. 21B’ye göre yapılır. Yani deprem, savaş, yangın, sel, su baskını… Olağanüstü hallerde olan bir olay. Olursa ihale olacak. Ortada deprem yok, savaş yok, bir şey yok. Neden 21B’ye göre? Adrese teslim ihaleyi vermek için. Yaparlar. Bu sefer 3 milyar 200 milyon değil, ortalama, 9 milyon 449 bin 995 bin 834 liraya 5’li çeteden birisine ikram edilir. ‘Al arkadaş bu ihale senindir’ denir. Arada 6 milyar fark var. Zaman geçmiş, doğru. Ben de biliyorum. Ama bir ayrıntı var, önemli bir ayrıntı var. Bunlar giderler, yani 5’li çete adına yurt dışından para isterler. 1 milyar 238 milyon 421 bin 599 avro kredi anlaşması yapılır.

Kredi anlaşmasının kefili Hazinedir. 5’li çeteden değil, Hazine. ‘Nereden’ diyeceksiniz. Kamu Borç Yönetimi Raporu var, Maliye Bakanlığının, benim değil. İhalenin adı var, borç miktarı var. Karşısında yazıyor. Borçlu kim, Hazine ve Maliye Bakanlığı. Bugünkü fiyatlarla 18 milyar civarında. Erdoğan diyor ki ‘Kılıçdaroğlu yalan söylüyor. Benim hiçbir imzam yok’. Sen ihale komisyonunda değil, sen talimat veren makamdasın.

Diyorsun ki ‘ihaleyi iptal edin, bir süre bekleyin, ihaleyi bizim çeteden arkadaşlara vereceğim’ diyorsun. Bir de ‘dışarıdan borç alacağım, o borca da ben kefil olacağım’ diyorsun. 2020 Kamusal Mali Durum ve Beklentiler Raporu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın raporu. Açın, raporun 25. sayfasında, ‘17.03.2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı oluru ile yatırım programında gerekli revizyon yapılmıştır’ diyor. Demek ki onayı veren kim, Erdoğan. Sayıştay’ın da raporları var. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sayıştay raporu var. Orada da aynı tarihi veriyor. Burada yalnız tarih yanında sayıyı da veriyor. ‘17.03.2020 tarihli 24776198-903.02-21 Sayılı cumhurbaşkanlığı oluru.’ Orada da var. Sen demek ki bütün bu kirlilikleri biliyorsun. Zaten bilmemen mümkün değil. Senin talimatınla yapılıyor zaten bunlar.”

Kılıçdaroğlu, “burada Hazinenin yükümlülük altına sokulduğunu, 5’li çetenin korunduğunu”, açık ihaleyi kazanana bu ihalenin verilmediğini ve bunu söyleyince kıyamet koptuğunu ileri sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Kılıçdaroğlu yalan söylüyor” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Görmediğim belgeyi konuşmam. Sevgili Erdoğan, daha dur bakalım. Daha sana çok sürprizlerimiz olacak. Ben yolsuzluk belgelerini açıklamayacağım. Arkadaşlara söyledim, her birisi tek tek açıklayacak o yolsuzluk belgelerini. Senin imzan olan belgeleri de açıklayacağız. Sen hiç meraklanma.” diye konuştu.

“Yolsuzluk” denilince Erdoğan’ın isminin baş sırada yer aldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, bunu bütün Türkiye’nin ve dünyanın bildiğini savundu.

(Sürecek)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.