HAK-İŞ Başkanı Arslan: “Başka hiçbir tarih yokmuş gibi, 28 Şubat’ın denk getirilmesinin arkasında başka şeyler olabilir mi”

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Bugün 6 siyasi partinin bir araya gelerek, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile ilgili ilkelerini ilan edecekleri bir tarih. Enteresan. Başka hiçbir tarih yokmuş gibi, 28 Şubat’ın denk getirilmesinin arkasında başka şeyler olabilir mi acaba?” dedi.

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, sendikası tarafından düzenlenen 28 Şubat Darbesi’nin 25. Yıl dönümünde “28 Şubat Darbesiyle Sendikalar ve Sivil Toplumun Sınavı: HAK-İŞ Mücadelesi” konulu panele katıldı.

HAK-İŞ’in kurulmadığı döneme ait darbeler de dahil millet iradesini esas alan demokrasiyi, seçimle gelip seçimle gitmeyi esas alan bir yaklaşımı savunduğuna dikkati çeken Arslan, “Özellikle 27 Mayıs ve 1971 Muhtırası da dahil Türkiye’nin yaşadığı bütün darbelere ve o darbecilere karşı bir tavır geliştirmiş, onurlu bir duruşu saygı değer bir tavrı hep ortaya koymuştur. Bugün de bundan sonra da Hak-İş varlık sebebimiz olan demokrasimizi özgürlüklerimizi, hak ve adalet çizgisinde yürürken önümüze koyulan bu engelleri aşmak her türlü darbe ve muhtıra girişimlerine karşı ciddi bir duruş sergilemek sözündedir” diye konuştu.

Sivil toplum kuruluşlarının ve sendikaların Türkiye tarihindeki darbelerle sınavının büyük olduğunu belirten Arslan, “Bu sınavı ne yazık ki sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları ve sendikalar kaybetmiştir. Bu süreçler Türkiye demokrasisine, gelişmişliğine, zenginliğine, gelecekte güçlü oyun kurucu ve saygın devlet olmasının önünde de engel olarak karşımıza çıkmıştır. Bu süreçlerin objektif bir şekilde tarihsel yürüyüşümüzü dikkate alarak Türkiye’nin demokrasi ve siyasi tarihinde yaşadığımız bu darbe, muhtıra benzeri müdahaleleri soğuk kanlılıkla, geçmişten bugünümüze kadar geçen süreci analiz ederken o günkü şartları göz önüne alarak değerlendirilmesi gerekiyor. Sendikalar bu yüzleşmeyi yapmaktan kaçınmışlardır çünkü bu yüzleşmede hesap vermeleri gerekecek. Onun için bu yüzleşmeyi bu tarihi süreçteki yaşadığımız ihanetleri ve kaybettiklerimizi ancak Hak-İş tartışabiliyor” dedi.

15 Temmuz’dan sonraki süreçte HAK-İŞ’in 28 Şubat darbesinde de olduğu gibi demokrasiye yönelen her türlü saldırıya tavır koyduğunu dile getiren Arslan, şunları kaydetti:

“27 Nisan E-Bildirisi denen şeyi, aslında bir darbe girişimi olduğunun bilincindeyiz ve farkındayız. O gün de hükumetle beraber ilk açıklamayı yapan E-Bildiri’ye ne bir şekilde tavır koyan sadece HAK-İŞ olmuştur. O bildiri, bizim açımızdan bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da demokrasiye sahip çıkacağımızın bir ölçütü olmuştur. Amirallerin açıklamalarından, büyükelçilerin Türkiye’ye ayar verici tavırlarına kadar her dönem ve her yerde HAK-İŞ yine demokrasiden yana, millet iradesinden yana tavrını koymuştur. Bugün 6 siyasi partinin bir araya gelerek, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile ilgili ilkelerini ilan edecekleri bir tarih. Enteresan. Başka hiçbir tarih yokmuş gibi, 28 Şubat’ın denk getirilmesinin arkasında başka şeyler olabilir mi acaba? Doğru Yol Partisi ile Refah Partisi’nin ortak olduğu bir hükumete karşı bir darbe yapılmıştır. Doğru Yol Partisi’ni temsil eden Demokrat Parti ise orada. Refah Partisi’ni temsil ettiğini iddia eden Saadet Partisi de orada. 28 Şubat darbesinin iki tane hedef alınmış partisi. Diğer iki tanesi 28 Şubatçıların gemisine asla binmem diyen bir siyasetçi orada. 28 Şubat darbesi ile hesaplaştı AK Parti, bir daha bu darbe girişimleri olmayacak diyen bir başkan da orada. Peki kim kalıyor geriye? Sadece Cumhuriyet Halk Partisi. Enteresan değil mi?” – ANKARA



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.